Birçok insan etkilendikleri insanların görüşlerini kendininmiş gibi benimsemekten kendi fikirlerini edinemediğini anlayamaz.

0 yorum, Mayıs 23, 2013

"Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O,kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler. Bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki beden üzerinde."

Tezer Özlü - Yaşamın Ucuna Yolculuk

6 yorum, Mayıs 23, 2013

Bir perspektifle, başkalarına, onları yanına yakıştırmaya dair atfettiğin mükemmelcilik, kendini önemsiz hissettiğine delalettir. 

3 yorum, Mayıs 22, 2013

Kişinin inadı karşısındakinin ona olan inancını bir kere zedelerse, itidali karşıya iktidar taslayış olarak yansır.

3 yorum, Mayıs 22, 2013

Keskin virajı sert dönüşle alamazsın. Hız kesmeli ve yavaşlamalısın. O viraja yaklaştığında hızını düşürmen önemli değil. Balans ve sürati çok önceden ayarlamalısın! Bazen hızını düşüren kaybetmendir. İnsan kaybettiği zaman, gard almaları, rekabet hırsı, o çarpışmadaki yılmazlığını bir kenara bırakıyor; çamur atmadan, kin tutmadan, bulaşmadan her şey gözünde sıradanlaşıyor ve anlaşılır oluyor. Kaybetmekte havfın recaya dönüştüğü bir aydınlanmanın tılsımı var sanki…Bazen tereddüt aceleciliği, netlik kararsızlığı önler. Net olan tereddütlerimiz var, tereddütsüz netliklerimiz. 

4 yorum, Mayıs 22, 2013

Dökülmek bir safkan gibi bazen, atladığınız anda denizin don tutması gibi, daldığın suyun buz kesmesiyle çıkamamak hatta, kafasını kazıtan kızın alıp saçlarını sarılması gibi, erkeğin ağlayışına eşlik etmek gibi.

2 yorum, Mayıs 21, 2013

Bir tüyün buzdağına çarpıp yavaşça düşüşünü izliyorum ve ardından buzdağının yıkılışını.

4 yorum, Mayıs 21, 2013

"Hiçbir şey yapmak istemediği için hiçbir şey yapmadan doyuma ulaşmış insanlar vardır."

Arthur Rimbaud

6 yorum, Mayıs 20, 2013

Abartı saygınızın budala hayranlığa dönüşmesi beni iğrendiriyor.

4 yorum, Mayıs 19, 2013

Zaman, olacaklarını bildikleri şeyleri durduramayacak olmasının iç sıkıntısını entrikalı huzura dönüştürmüştü. Zamanla arası iyiydi. Kaynatırlar, kıkırdamaları bitmezdi. Ancak zamansız gelen güzelliklerden yorulmuştu. Göz torbalarında hep dolaşan şehrin kalabalığı, dudaklarında çatlamamış fay hatlarının onaylanmamış otopsi raporları, dağların sırılsıklam düzlüklerinde sıtmalanan sağır kurtları.. Gözlerinde İmparatorluk yemininin Avrupai riayetsizliği, fırtınayı valse kaldırmış kasırganın centilmenliğiyle çekişiyordu. Her şeyi değerlendirmenin yolunu bulmakta bir derbederlik ve pürüzlenmişlik vardı. Bu harmonik kafa karışıklığını, aydınlanmanın yorulmuş, usanç yanına alışlarıyla gönenç sayıyordu. Tek güzel yanı ve onun dışında kendiyle uyumsuzluk içindeys o güzel yanı onun en zayıf, ihtiyaç ve ihtiyat açı yanına denk gelmişse beklentilerini sıfır seviyesine indirgiyor. Benimsemesi adım atmak kadar kolaylaştı. Adımlarının nereye gittiğini bilmemesi ise bizzat benimsediği oldu. Bu verdiği değerden mi yoksa kendindeki yoksunlukla örtüştürdüğü çekici zaaf eşliğinin zevkinden mi kaynaklanıyor? Şimdi kendi kendine şöyle söyleniyor; “Sabit kalmak hareketin başlangıcıdır.“ 

2 yorum, Mayıs 19, 2013

Dokunulmaz bir gereksizliğin harakirisini henüz yeni öldürüldüğüm kürkçü dükkanından izliyorum! Günde bir kaç defa ölürüm ben. Kızıl bir odada downtempo ayak ritimleriyle. Bu bendeki gökten demir yağsa şemsiye açacak kayıtsızlığı hangi içime geçerek imtinalı bir çıt kırıldımla dirilttim? Takıntılarım, karbonmonoksit dolu odadaki bir çocuğun eline çakmak veriyor. Karanlığıma iniyor. Orada zaman, mekan ve kelimeler, kibritin, küle dönmüş bir kağıdı tutuşturması kadar lüzumsuz. Kemalatı iptilada bulursam kendimi aramadan, yıllarca beklenen telefon geldiğinde santralin kesilmesi gibi kesileceğim bekleyişe. 

2 yorum, Mayıs 17, 2013

"Herkes görünene aldanmaya hazırdı. Çünkü görünene aldanmak, hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı."

Hakan Günday - Az

67 yorum, Mayıs 16, 2013

Bizi, içimizdeki hırsın, geçmişe takılmamızla çakışması kederlendirir.

4 yorum, Mayıs 14, 2013

Olay mahallinden koşarak kaçıp olay mahallini en çok konuşan da bizdik.

2 yorum, Mayıs 13, 2013

Bazen sırlarını bilmek bir insanın, yakınlaşmak, en derin anı ve deneyimlerini görmek onu daha iyi tanıtmaz, sadece daha iyi unutturur.

5 yorum, Mayıs 12, 2013